The New York Times’ın Türkiye hakkında kaleme alınan “ABD ve Türkiye, Diplomatik Sorunların Büyümesini Önlemeye Çalışıyor” başlıklı son makalesinde dikkat çeken şu ifadeler yer alıyor.

Türkiye'nin geçtiğimiz haftalarda İran ve Venezuela liderlerini memnuniyetle karşılama kararı, Erdoğan'ın geçen yılki başarısız darbeden sonra olağanüstü hal uygulayarak demokratik standartlardan vazgeçmesi, birkaç Amerikalı da dahil olmak üzere terör suçlamaları yüzünden onlarca yabancıyı gözaltına almasını ve en önemlisi bu gözaltıların Türkiye'nin Gülen'in iadesini zorlama çabalarında potansiyel pazarlık fişleri olarak görüldükleri giderek daha açık bir hale geldi” deniliyor.

Yani Türkiye hamlelerini elini güçlendirmek için yapıyormuş. Sanki bir rehine pazarlığı yapacakmışız gibi. Bakın, bu yazı küçümsemenin en tipik örneğidir. Şimdi eğri oturalım ama doğru konuşalım. ABD koliler dolusu evrak götürseniz de FETÖ elebaşını vermeyecektir. Hangi perspektiften bakarsak bakalım bunun bir izahı yoktur, olamaz. ABD gerçek manada kendi yetiştirdiği, büyüttüğü, beslediği çocuğunu geri vermek istemiyor. Bu nedenle ABD artık bir yol ayrımına geldiğini anlamalı. Türk halkı arasında ABD’ye duyulan nefreti körüklemek yerine, olumlu adımlarla rüzgarı tersine çevirecek hamleleri yapmak zorundalar. Aksi takdirde bu gerilim her ufak kıvılcımda alevlenecek gibi görünüyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! İSİMSİZ YORUMLAR YAYIMLANMAZ. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. İp adresi kaydı tutulur herhangi bir davada savcılık kanallarına teslim edilir.

banner1