ANNELİĞİN NERESİ KUTSAL?

Annelik... Ah.. Anne olmadan önce, sadece bir evlatken hiç bu kadar sorgulamamıştım anneliği... Sanırım kendimi sorgulamaya başladığım noktada anneliği de sorgulamaya başladım. Belki de, kendimi ilk kez anne olduktan sonra sorgulamaya aşlamışımdır ve kendimce kutsallığı keşvetmişimdir.

Herkes annesini sever mi? Herkes evladını sever mi? Bilemiyorum... Bence bu iki soru birbiri ile ilişkili aslında. Annelik kutsal mı? "Annen o senin,seni doğurdu sonuçta? " cümlesini ya hepimiz hayatında en az bir kez duymuş ya da en az bir kez birilerine söylemişizdir bence. Ben buna inanmıyorum, yani "annendir,sonuçta doğurdu seni" cümlesine... Şimdi şöyle düşünün; "kadınsın,bir partnerin var,doğurgansın ve evlisin ve/veya değilsin, sevişiyorsun, adam içine boşalıyor ve hamile kaldın.

Üstelik aldırmadın da; doğurmaktan başka çaren kaldı mı? " hayır! Kutsal olan ne? Kutsal olan doğurmak değil, kutsal olan doğurduktan sonrası... Onu doğurduktan sonra, ona bakabildin mi? Nasıl baktın? Bakarken ona neler kattın? Onu ne kadar sevdin veya sevebildin? Onun için ne kadar fedakarlık yapabildin? Yeri geldi aç kaldın, yeri geldi uykusuz kaldın, yeri geldi kendinden ve hayatından vazgeçtin. Sevebildin mi? Kalabildin mi? Vazgeçebildin mi? Ne kadarını yaptın veya yapabildin? İşte anneliğin hatta ebeveynliğin kutsallığı bu ince çizgilede başlıyor aslında. Ne babalar var, annesi ölmüş, annesi terk etmiş veya bir sebepten annesiz kalmış çocuklarına ve hatta başkalarının çocuklarına "anne" gibi babalık yapan.


Şimdi siz söyleyin doğurmak mı kutsal yoksa "annelik" yapabilmek mi? Anneliğin doğurduktan sonra başladığını anladığımız gün kutsal sayılacağız...Söylenecek daha binlece, hatta milyonlarca söz var ancak bir rakı masası gerekli anlatabilmeye. O yüzden kısaca annelik yapabilen tüm hanım ve beylere saygılarımla...

Selin SELBAŞI

YORUM EKLE

banner16

banner1

seo uzmanı