10 YIL GEÇTİ DÜZELTİLMEDİ

Padişah Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılan Bursa’daki Ulu Camii’nin 600 yıllık minberindeki restorasyon felaketi, uzmanlar tarafından yapılan onlarca uyarıya rağmen 10 yıldır düzeltilmiyor

10 YIL GEÇTİ DÜZELTİLMEDİ

Bursa’da tarihi Ulu Camii, Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid tarafından 1400 yılında yaptırıldı. Yıllar içinde oluşan deformasyon sonucu elden geçirilmesi gereken tarihi ibadethane için 2006 yılında düğmeye basıldı. O dönem Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) desteğini alan Ulu Camii Onarım Donatım ve Bakım Derneği’nin öncülüğünde başlatılan restorasyon projesi dört yılda tamamlanırken, 1.4 milyon lira harcandı. Ama hatalı uygulama nedeniyle tarihi minber kısmının kalbine adeta hançer saplanırken, 6 bin 666 parçadan oluşan çivisiz minbere sunta vidalar çakılıp camekan bölüm yapıldı. Uzmanlar yanlışlığın düzeltilmesi için 10 yıl boyunca onlarca kez girişimde bulunsa da minberdeki restorasyon felaketinin devam ettiği ortaya çıktı.  Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı, mimar ve mimari restorasyon uzmanı Serhat Şahin, Milliyet’e şu açıklamalarda bulundu: “Dünyada benzeri bulunmayan, yan taraflarında kainatın resmedildiği 6 bin 666 parçadan müteşekkil çivisiz minber ilk aşamada çözülerek restorasyonu yapılmak istendi. Uzmanlar ve koruma kurulunun itirazlarıyla bu istek durduruldu, ancak kanuna aykırı uygulamalar devam ederken vahim hatalar zinciri başladı. Restorasyon sponsoru camii derneği başkanı ve dönemin vakıf yetkilileri restorasyon devam ederken toplantı yaptılar. Dernek başkanının ısrarları ve vakıf yetkililerinin sözel bilgisi dahilinde son görünen şekliyle minberde cam koruma uygulanmasına karar verildi. Koruma kanunlarına aykırı bir şekilde resmi izin alınmadan ve ilgili anıtlar koruma kurulunun uygulama iznine ve onayına gerek duyulmadan, iki kişinin sözel keyfi kararlarıyla bu vahim tablo ortaya çıktı. İyi niyet bile olsa bu bir suçtur. Hem de ağır cezada yargılanması gereken bir suç unsurudur. Daha da vahim olanı, 10 yıldır yapılan yanlışın bir türlü düzeltilmemesi.” ‘Çivi bile kullanılamaz’İslam sanat eserlerindeki ahşap kündekari tekniğinde çivi bile kullanılamayacağını dile getiren Serhat Şahin şöyle konuştu: “Cam koruma için resmî izin alınmadan anıtsal minberin ahşabına paslanmaz vida ankre edilmiş olması, hangi bilimsel temellere dayandırılarak yapıldı, bu açıklanmalı. Yıllardır devam eden bu vahim durumu görmezden gelip kaldırmaz ve cezasız bırakırsanız, başka anıtsal yapılarınız da keyfi kararlarla daha vahim durumlara düşebilir. Ulu Camii’deki feci uygulama kabul edilemez. Anıtsal yapılar yap boz tahtası değildir. Keyfi kişisel kararlara bırakılamaz. Yetkililerin bu vahim durumdan vazgeçilip, ilgili uzmanlar nezdinde koruma kurullarından resmî izinleri alarak bu mevcut uygunsuz koruma uygulamasının sökülmesi, alternatif koruma yöntemlerinin derhal ele alınması gerektiğini hatırlatmak isteriz. Kabul ederseniz ki, yakın gelecekte ‘Hayrına restorasyon yapıyorum’ diyen bir başka keyfi karar verici, Bursa Orhan Bey Camii’nde, Konya Alaaddin Camii’nde, Beyşehir Eşrefoğlu’nda, Manisa Ulu Camii’nde veya emsallerinde kanuna ve koruma kurallarına aykırı bunun gibi uygulamalar yapmaya kalkarsa ne olacak. Yok olabilecek ecdad yadigarı orijinal sanat eserlerimizi nasıl geri getireceğiz.”

Kaynak: MILLIYET.COM.TR

Güncelleme Tarihi: 02 Eylül 2020, 08:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner16

banner1

SEO Uzmanı
Sprey Nozul