CERN TEPKİSİ: O ZAMAN NEDEN ÖLDÜLER?

2007’deki uçak kazasında şüpheli şekilde yaşamını yitiren Prof. Dr. Engin Arık’ın eşi Prof. Dr. Metin Arık Türkiye’nin CERN’e tam üyelik sürecinden çekilmesine tepki göstererek, “Engin ve beraberindekiler neden öldüler?” diye tepki gösterdi

CERN TEPKİSİ: O ZAMAN NEDEN ÖLDÜLER?

MERT İNAN / İSTANBUL - Türkiye’nin geçtiğimiz günlerde CERN’e (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) tam üyelik sürecinden çekilip, kısmi üyeliğe geçmesi bilim dünyasında tartışılmaya devam ediyor. CERN’e aynı dönem aday olan Güney Kıbrıs’ın tam üye olması durumunda Türkiye’yi veto etme riski olabileceği belirtilirken, ortaya çıkan durum en çok 2007’deki uçak kazasında şüpheli şekilde yaşamını yitiren Prof. Dr. Engin Arık’ın eşi Prof. Dr. Metin Arık’ın tepkisine neden oldu. Kırgın olduğunu dile getiren Prof. Dr. Arık, “CERN’deki Türk Hızlandırıcı Merkezi Teknik Tasarım Test Laboratuvar projesinde görev alan Enginve beraberinde yaşamını yitiren bilim insanlarımızın ruhu incinmiştir. Engin ve beraberindeki ekip yıllarca canını dişine takıp araştırmalar yaptılar. Engin ve beraberindekiler neden öldüler?” dedi. Gözlem yapan ülkeTürkiye’nin CERN’de tam üyelik sürecinden kendi isteğiyle çekilerek, kısmi üyeliğe geçtiğini sözlerine ekleyen Prof.Dr.Arık,“CERN tam üyeliği için Türkiye ile aynı dönem başvuran Güney Kıbrıs ise sürece devam etti. Güney Kıbrıs şimdi tam üyelikte son aşamaya gelip, CERN Konseyi’nde yeni üyelerin kabul ve reddedilmesi için oy hakkı kazanacak. Türkiye bu saatten sonra çok hızlı harekete geçmek zorunda. Tam üyelik sürecinden muhtemelen yıllık aidat parasından kurtulmak için çekildik. Prof. Dr. Engin ArıkGüney Kıbrıs Rum Kesimi’nin hiçbir bilimsel alt yapısı bile yok. Rumların daimi üyeliği tamamen politik bir karar olacak. CERN’deki bir takım Anti-Türk gruplar devreye girdiğini duyuyoruz. Kısmi düşmeniz durumunda birçok bilimsel faaliyet ve girişimden faydalanamıyorsunuz. Kısaca siz dışardan gözlem yapan ancak bilimsel deneylere katılamayan ülke durumuna geliyorsunuz. Bunu bir diğer adı da gariban ülke statüsüdür” diye konuştu.  Eşinin toryumu uranyum 233’e dönüştirmek üzerine çalıştığını ifade eden Metin Arık, kazanın bir sabotaj olduğuna inandığını söyledi.‘Ölümleri sabotajdı’ Prof.Dr.Engin Arık’ın şüpheli bir şekilde ölüme gönderildiğinde ısrar eden Prof.Dr.Metin Arık ayrıca, “Engin, yüksek enerji fizikçiydi. Dolayısıyla toryumun yüksek enerji hızlandırıcısı ile uranyum 233’e dönüştürülmesi üzerinde çalışıyordu. CERN’de yapılan deneylerde sistemin prensiplerini anlamıştı. Zaten Türk Hızlandırıcı Merkezi Projesi 2006 yılında bunun üzerine hayata geçmişti. Proje kapsamında Uluslararası Danışma Komitesi diye bir topluluk oluşturuldu. Toryumu yakmak için proton hızlandırıcı gerekir. Eşim, proton hızlandırıcının yapılmasına öncülük edecek bilgiye sahipti. Engin, toryumdan nükleer enerji üretimine kafayı takmış durumdaydı. ABD ve İsrail, Türkiye’nin nükleer güç olmasını istemedi. Gerçekler eninde sonunda ortaya çıkacaktır. Bana göre Engin ve bilim insanlarını en az dikkat çekecek şekilde ölüme gönderildi. Düşmeye hazır, arızalı bir uçakla sabotaj gerçekleştirildi” ifadelerini kullandı.

Kaynak: MILLIYET.COM.TR

Güncelleme Tarihi: 30 Eylül 2021, 07:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner16

banner1