‘KAÇARKEN ARKAMA BİLE BAKAMADIM’

Manavgat’taki yangında 94 haneli Demirciler Köyü de yok oldu. Kilometrelerce ötedeki yangının 20 dakikada köylerine sıçradığını belirten Mustafa Kara, “Kaçarken arkama bir daha dönüp bakamadım” derken, Berat Tinkaya “Evlerimizle birlikte anılarım, çocukluğum da yandı k

‘KAÇARKEN ARKAMA BİLE BAKAMADIM’

Cihat Aslan  - Antalya’nın Manavgat ilçesindeki yangınlarda faciaya yakından tanık olanlar, dehşeti unutamıyor. Dehşetin yaşandığı bölgelerden biri de Demirciler Köyü. 150’ye yakın hanenin bulunduğu köyde 94 ev yandı. Jandarma köyü anons yaparak boşalttı. Ancak bazı vatandaşlar eşyalarını almaya dönünce alevlerin arasında kaldı. Ailesini emniyetli bir yere bıraktıktan sonra elektrikli motosikletini almaya dönen köylülerden Mustafa Kara, yaşanılan faciayı şöyle anlattı:‘Geri döneriz sandık’“İbradı’da yangınlar başlamıştı. Akşamdan beri de yangının yakınlara sıçradığını öğrendik. Acaba oradan yangın buraya gelebilir mi diye düşünüyorduk. 29 Temmuz saat 01.30 gibi köyde bir yaygara koptu. Jandarma köye gelerek anons yaptı. ‘Yangın Külcüler Köyü’ne kadar geldi, evleri boşaltın’ dediler. 15-20 dakikada alabildiğimiz kadar eşya aldık ve çıktık. Başta şaka gibi geliyor. ‘Tedbir amaçlı kaçtık, eve bir şey olmayacak, geri döneriz’ diye bekliyorduk. Anons yapıldıktan sonra herkes değerli eşyalarını yanına alabildiğini kurtarmaya çalıştı. İnsanlar ne yapacağını şaşırmıştı. Ateş yaklaşınca da herkes koşmak zorunda kaldı. Ben de arabam ile eşimi, çocuklarımı emniyetli bir yere bıraktım.”‘Köy cehennem gibiydi’“Geride elektrikli motosikletim kalmıştı. Komşumuzun arabasıyla elektrikli motosikletimi almak için köye geri geldik. Geldiğimde motorumu alamazsam bir şekilde kaçarım, hem de bir evime bakarım demiştim. 20 dakika içinde köye yangın sıçramıştı. Bir geldik, ortalık cehennem, yangın etrafı sarmıştı. Baktım müdahale etmek ne fayda. Yapabileceğimiz bir şey yoktu. Motoruma bindim ama önümü dumandan göremiyorum. Ana yolu ateş kaplamıştı, başka bir yol denedim. Gözlerim dumandan hiçbir şeyi görmüyordu. Nasıl çıkacağım diye korkuyla bakarken, en son yangının daha az olduğu yola sürdüm, alevlerin arasından çıktım.” İlgili Haber Cennet köy Kalemler şimdi savaştan çıkmış gibi Yıkılan evine bakamadı“Kaçarken arkama bir daha dönüp bakamadım. Rüzgar çarpıyordu. Dumanın içinde gözlerim kıpkırmızı oldu. Cehennem gibi oldu burası. Rüzgar, duman, yangın hepsi vardı. Bir Allah’ın yağmuru yoktu, o da dün geldi. Canımı zor kurtardım. Yangından sonra ise geldiğimizde tam bir yıkım vardı. Taş taş üstünde kalmamış. Evimin duvarının iskeleti kalmıştı ayakta. Köyün en sonundaki ev benimdi. Yangın oradan geldiği için ilk darbeyi evim aldı. Yedi sene önce emeğimle, alınterimle biriktirdiğim parayla aldım. Varımı, yoğumu buraya yatırdım. Şimdi o da yok. Canımız sağ ona seviniyorum. Evi yıkmaya geldiklerinde üzülürüm diye bakamadım. Akseki’den çıkan yangın bir haftada gelir diye beklerken ateş birkaç günde geldi.”‘Yanan köyümüzü ovadan izledik’Demirciler Köyü’nde kendi evi ve annesi ile babasının evi yanan Berat Tinkaya, ise yangınla birlikte sadece evinin değil çocukluğunun, anılarının da yıkıldığını belirtti. Tinkaya, olay gecesini şöyle anlattı:“Gece zaten 23.00 gibi köye kül yağmaya başladı. Dumanlar gelmeye başlamıştı. Yedi kilometre yukarıdaki Külcüler Köyü’ndeki arkadaşlarımız aradı, ‘Biz köyü boşalttık, yangın sizin oraya geliyor’ diye haber verdi. Hemen kalktık komşulara haber verdik. O sırada jandarma anons yaptı. Dışarıya çıktığımızda aşırı yoğun bir duman vardı. Babam yatalak olduğu için tek başıma indiremedim, komşularımla birlikte annem ve babamı evden çıkardım. Eğer çıkaramasaydım kaçamazlardı. Dumandan köyde duramadık, ovaya kadar indik. Yangın aşağıya kadar indi ama orman bitince tarlalarda kesildi.” İlgili Haber Mermi gibi! ‘Kurduğum cennet cehenneme döndü’ Yatalak babasını ve annesini komşuların yardımıyla evden çıkaran Berat Tinkaya, “O ateşi gördükten sonra ölmediğimize şükrediyoruz” dedi.‘Önünde kimse duramazdı’“Ovadan köyümüzün yanışını karşıdan izledik. Kurtarma imkanımız yok. O gün 70-80 kilometre hızında kuzey rüzgarı vardı. Önünde kimse duramaz. Karanlıkta kıpkırmızı ateşten başka bir şey izlemedik. Köye sabah 06.30’da geldiğimizde manzara o kadar iç acıtıcıydı ki, güzel köyümüz enkaza dönmüştü. Her taraf simsiyah ve hâlâ yanan evler vardı. Evimiz yanıp kül olmak üzereydi. Yan eve sıçrayınca ‘Bizim ev gitti, bari bunu kurtaralım’ dedik. Ben bu evde büyüdüm. Evi görünce o ateşi gördükten sonra ölmediğimize şükrediyoruz. Üzülüyoruz ama canımızı kurtardığımıza şükrediyoruz. O yangın yarım saatte köyü yutup geçti. İlk çıktığı nokta ile köyümüz arasında kilometrelerce mesafe var. Yana yana gelse bir haftada yangın ancak buraya sıçrar diye düşünürsek rüzgarın şiddetinden 3-5 saatte geldi. Yıkılan evlerimizle birlikte anılarım, çocukluğum da yandı kül oldu.”YARIN: DÖRT KUŞAKTIR BAKTIKLARI ZEYTİN AĞAÇLARI KÜL OLDUFotoğraflar: Can Erok - Milliyet

Kaynak: MILLIYET.COM.TR

Güncelleme Tarihi: 11 Ağustos 2021, 07:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner16

banner1