KONYA’NIN DENİZİ BEYŞEHİR KURUYOR

Bir zamanlar su derinliği nedeniyle Konya’nın denizi olarak anılan Beyşehir Gölü, neredeyse çöle dönmek üzere. Gölün derinliği 24 metreden 4 metreye kadar düştü. Vahşi sulamanın gölü kaybetme noktasına getirdiği belirtiliyor

KONYA’NIN DENİZİ BEYŞEHİR KURUYOR

Can Erok - Gökhan Karakaş / Göller yöresinin hemen üzerinde 167 kilometre kıyı çizgisiyle uzanan Konya, Beyşehir Gölü, 2 milyar 751 Milyon metreküplük hacmiyle çok önemli bir sulak alan. 1121 metre yükseklikteki göl, Anamas Dağları’nın doğusunda uzanan tektonik kökenli çukurluğun sularla dolması sonucu oluştu. 660 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye’nin 3’üncü büyük gölü olan Beyşehir Orta Anadolu’ya hayat veren bir kaynak. Türkiye’nin tahıl ambarı Konya Ovası’ndaki tarım faaliyeti, Beyşehir Gölü’ndeki su kaynağı ile doğrudan irtibatlı. Tarlaların sulama ihtiyacının göl rezervinden karşılanması, göldeki kurumayı hızlandırıyor. Diğer yandan yılda ortalama 2.5 milyon ton buğday üretilen Konya Ovası’nda yağış miktarı da her geçen yıl düşüyor. İklim değişikliğiyle birlikte kar yağışının azalması yağmurun ise seyrekleşmesi tahıl ambarının yeteri kadar sulanamamasını beraberinde getiriyor. 2019’da ortalama metrekareye 80 milimetre yağış düşen bölgede yağış miktarı şimdilerde 30 milimetreye kadar gerilemiş durumda. Yağış yetersizliğiyle beslenemeyen yer altı sularının seviyesindeki düşüşle zirveye ulaşan kuraklığın acımasız yüzü Konya Ovası’nda her geçen gün kendini gösteriyor. Tüm bu etkenlerle birlikte ürün verimi de hızla düşüyor. Kuraklık bölgenin ekonomisi, turizmi, iklimi ve doğası üzerinde geri dönülmez izler bırakıyor.‘BEYŞEHİR’İ KAYBEDİYORUZ’Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır, gölün kurumasında en büyük etkenin tarımsal sulama olduğu görüşünde. Gölün yeteri kadar beslenememesine rağmen Devlet Su İşleri’nin (DSİ) gölden su çektiğine dikkat çeken Adil Bayındır, başka bir sulama politikası geliştirilmesini öneriyor:“Elbette Konya Ovası sulanmalı. Beyşehir, tarım ve ekonomi gibi değerlerimize katkı sağlayacaktır. Fakat şimdilerde sulanan alan çok arttı. Çünkü hayvancılık için üretilen mısır köküyle suyu çeken ve suya çok ihtiyacı olan bir bitki. DSİ’ye sesleniyorum ve su politikalarının değişmesi gerektiğini vurguluyorum. Suyu az ama sürekli kullanmalıyız. Bu nadide denizi ancak böyle koruruz. Gölün Anadolu’ya katkısını düşünmeli, turizm değerini bilmeliyiz. Gölün kaynaklarını azaltmak yerine çoğaltmalıyız. Yenişarbademli’de baraj yapılması bize zarar verecek. Dedegöl tarafından Toroslardan gelen suyun önü kesilmemeli. Yani başka bir sulama politikası uygulanmalı. İklim değişikliği kendini gösteriyor. Şu anda kenar çizgisinde 30 cm su var. Biz Beyşehir gölünden su alınmasın demiyoruz. Beyşehir gölüne su taşıyan kaynaklar iyileştirilsin, su kaynakları kurutulmasın. Yeraltı su seviyesi de çok düştü. Göletlerde su tutmak suyun buharlaşmasını sağlıyor. Uzmanlar su kotunun 1122,40 metre olması gerektiğini belirtirken şimdilerde su kotu 1121,80 metre. Bence normalden 1 metre fazla hesaplanmalı ki kuraklıkla mücadele edelim. Karaburun Plajı’nda ilerlediğinizde 100-150 metre ilerlerseniz omuzlarınıza gelir su. Yani kurak alan artıyor, sulak alan azalıyor.”‘ARKADAŞIM BURADA BOĞULDU’Beyşehir Gölü’ne akan kanallarda suyun kaybolurken göletlerdeki suyun da sıcaklıkla buharlaştığını belirten Başkan Adil Bayındır, gölün çocukluk yıllarındaki durumunu ise şöyle anlattı: “Burada yaşayan her çocuk yüzme öğrenmek zorundaydı. Çünkü göl çok derindi. Arkadaşım Adnan ne yazık ki boyunu aşan kıyıda hayatını kaybetti. Gölde su azalması genel olarak 1990’lı yıllarda başladı. 2000’lerde biraz toparlandı ama şimdiki azalma hiçbirine benzemeyecek kadar şiddetli. Yani kuraklık çok ciddi sorun. Beyşehir Gölü’ne kolektörlerle su getirilmeli, kaynaklarının önü kesilmemeli, yeraltı suyu çekilmemeli. Evet buharlaşma çok fazla Toroslarda alışık olduğunuz kar 5 metreydi şimdi 2 metre. Ama Konya’nın denizini yaşatmak mümkün. Bize nasıl kaldıysa torunlarımıza aynı şekilde vermeliyiz.”‘466 TEKNEDEN 180’İ BALIĞA ÇIKABİLİYOR’Doğup büyüdüğü göldeki kuraklığa çok üzüldüğünü söyleyen Beyşehir Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Hasan Kurt ise, buna yağış azlığı kadar gölü besleyen kaynakların önünün kesilmesinin neden olduğunu belirtti. “Vahşi sulamayla gölün suyu çekiliyor” diyen Kurt, “40 yıl önce eğilip içtiğimiz sular artık toprak oldu. Gölün en derin yeri 6 metre. Su çekildikçe gölümüz otlağa dönüşüyor. Kayıklarımız sazlıklardan ilerleyemiyor. Sulak alanlar balçığa dönüştü. 466 balıkçı teknesinin kayıtlı olduğu birliğimizden sadece 180’i çıkabiliyor. Suyla birlikte balıkta azaldı. Suyun altındaki yeşil otlar öyle büyüdü ki teknenin pervanesi dolanabiliyor, 1 saatte ulaşacağımız avlağa 2 saatte ulaşıyoruz.” dedi.‘24 METRE DERİNLİK ŞİMDİ 4 METRE’Beyşehir Gölü’nde çalışmalar yapan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici şu tespitleri paylaştı:“24 m derinliğindeki göl şimdilerde 4 m’lerde. En büyük etken tarımsal sulamadır. Bölgeye uygun olmayan şekerpancarı ve mısır gibi ürünler ekildiği sürece kuraklık kaçınılmaz. Kuraklıkla birlikte su yosunlarının artması da kaçınılmaz. Göllerimizi kuraklık kurutmadı insanoğlu kuruttu. Gölde de biyolojik ve ekolojik bir yıkım yaşıyor. Yağmur ve kar suları, önlerindeki gölet ve barajlar nedeniyle göle ulaşamıyor. Göl çevresindeki kuyular artık kontrol altına alınamıyor ve yeraltı suları yok oluyor. Gölün hidrolojik bütçesi tespit edilip su kayıpları en aza indirilirse Beyşehir kendini toparlayabilir.”   Beyşehir Gölü’ndeki regülatörün eski fotoğrafı kuraklığın boyutunu gözler önüne seriyor.ESKİ HALİNDEN ESER YOKToros Dağları’nın kuzeyinde Sultan Dağları’nın yamaçlarında tektonik (yerkabuğu hareketleri) bir çukurda oluşan Beyşehir Gölü, Türkiye’nin en büyük tatlı su kaynağı. İğdeli, Akburun, Kızkalesi, Mada, Yılanlı, Külbent, İğdeli, Aygır, Orta, Keçi ve Hacıarif gibi 10 kayalık ve 27 adayı barındıran göl geçmişte 30’dan fazla dere ve 16 kaynak ile besleniyordu. Göl çevresinde pek çok tarihi eserde kültür tarihine ışık tutuyor. Konya Ovası Sulama Projesi’nin temeli olan Beyşehir Gölü’nde 1914 yılında yapımı tamamlanan regülatörün eski ve yeni fotoğrafı kuraklığı gözler önüne seriyor. Konya, Aksaray, Karaman, Niğde, Kırıkkale, Yozgat, Nevşehir ve Kırşehir illerini kapsayan yaklaşık 100 bin kilometrekarelik proje 2015 yılında hizmete girmişti. Göldeki suların azalmasıyla sazan, Aynalı Sazan, turna, levrek ve kadife gibi balıkların yanında karabatak, balaban, patka, sumru, sakarca kazı, sakarmeke dikkuyruk gibi kuşlarda da azalma görülüyor. Yarın: Eber ve Akşehir Gölleri artık yok

Kaynak: MILLIYET.COM.TR

Güncelleme Tarihi: 04 Ekim 2021, 07:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner16

banner1