‘ORMAN KÖYLERİ İÇİN ÖNCEDEN UYARMIŞTIK’

‘Orman Yangınları Çalıştayı’nın sonuç raporunda, köylere tek ana yolla ulaşılması, odun ve yemlerin yanlış depolanması, çatı ve kapılarda kolay tutuşan malzemelerin kullanılmasının yangının şiddetini artıracağı vurgulanarak orman köyleri için uyarı yapılıyor...

‘ORMAN KÖYLERİ İÇİN ÖNCEDEN UYARMIŞTIK’

Mert İnan - Yangın felaketinin ardından elde edilen yeni bilgiler büyük afetin yıllardır süregelen ihmallerden kaynaklandığını gözler önüne seriyor. Önemli ayrıntılardan biri de Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Ormancılar Derneği tarafından sekiz ay önce gerçekleştirilen “Orman Yangınları Çalıştayı”nın sonuç bildirgesinde yer alıyor. Muğla’da bir araya gelen uzmanlar, özellikle orman köylerinde olası yangınlara karşı acil önlemler alınması uyarısında bulunurken, eksikleri de kayda geçtiler. Uzmanlar, ayrıca 2019’daki yangında zarar gören Zeytinköy ve Göcek bölgesinde inceleme gezisi düzenleyip köy evlerindeki hatalı uygulamaları maddeler halinde sıraladılar. Ancak çalıştay bildirgesine de eklenen kapsamlı rapor, dikkate alınmazken, raporun hazırlayıcısı Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi Başkanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, Milliyet’e şunları söyledi:‘Uyarı dikkate alınmadı’“Tüm uyarılara rağmen gereken önlemler hayata geçirilmedi. Zeytinköy ve Göcek bölgesinde 2019’da meydana gelen yangın sonrasında oluşan tablonun diğer köyler için de geçerli olduğunu ortaya koyduk. Muğla’daki köy evleri ile turistik yapılarının yangına dirençli hale getirilmesi hususunda çalışmalar yapılması gerekiyordu. Projenin bir amacı da orman köylüleri ile kurtarma ekipleri arasında yaşanan kopukluğu gidermekti. Ortaya koyduğumuz tüm uyarı ve tespitler ne yazık ki son felakette gerçekleşti. Yaşadığımız son felakette evler yanmaya başlayınca orman söndürme strateji de allak bullak oldu.” “Herhangi bir yangın sırasında köylere giden tek ana yol köye ulaşmış olanların araçları nedeniyle tıkanıyor. Bu durum kurtarma ekiplerinin çalışmalarını sekteye uğratıyor. Orman içi ve bitişiğinde bulunan yerleşim yerlerinin yangınlar dikkate alınarak planlamadığını raporda belirttik. Köylerdeki yakacak odun ve hayvan yemlerinin yanlış depolanmasının yangının şiddetini artırdığını, bazı evlerin çevresinin kolay yanan kuru yapraklar ve bitkilerden arındırılmadığını tespit ettik. Panjur kapı ve gölgeliklerin demirden yapılıp mümkünse her köye söndürme helikopteri için havuz konulması gerektiğini kaleme aldık ama bunlar yapılmadı. Muğla ve Antalya bölgesinde orman içinde inşa edilen turistik tesis ve birçoğu ahşap. Üstelik bazılarının çatıları şıngıl dediğimiz yanıcı malzemeyle kaplı.”‘Orman köylüsü bilmiyor’“Orman köylüsü yangın çıktığında nasıl organize olacağını bilmiyor. Yangın tehlikesine karşı odun depolama yerlerinin evlere en az 10 metre mesafede olması gerekirken, depoların tamamı vatandaşın evine bitişik halde bulunuyor. Ahırlar samanla dolu, hemen yan kısımlarında tahta sundurmalar, ufacık kıvılcımda tutuşabiliyor. Kızılçam ağacı yandığında bir kilometre uzağa kıvılcım atabilir. Raorda orman köylerindeki evlerin cam kapılarının özel işlemden geçirilmiş temperli cam ve malzemeden olması gerektiğini özellikle ortaya koymuştuk.”

Kaynak: MILLIYET.COM.TR

Güncelleme Tarihi: 11 Ağustos 2021, 07:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner16

banner1