TRT GENEL MÜDÜRÜ EREN: DEPREM RİSKİNİN AZALTILMASINDA GENEL BİR KÜLTÜR DEĞİŞİMİNE İHTİYAÇ VAR

TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, "1999 yılından beri birileri televizyonda deprem anında ne yapacağımıza dair bilgiler verdi ancak risklerin azaltılması, kentsel dönüşüm ve diğer alanlarda genel bir kültür değişimine ihtiyaç var." dedi.

TRT GENEL MÜDÜRÜ EREN: DEPREM RİSKİNİN AZALTILMASINDA GENEL BİR KÜLTÜR DEĞİŞİMİNE İHTİYAÇ VAR
Ankara

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Türkiye Afet Risklerinin Azaltılması Platformu toplantısı kapsamında "Afet riskini anlamak" konulu panel düzenledi.

AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu moderatörlüğünde, AFAD Başkanlığı Kongre Salonu'nda gerçekleştirilen panele, TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürü Vedat Gürgen, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ve AKUT Derneği Başkanı Recep Şalcı konuşmacı olarak katıldı.

TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, panelde yaptığı konuşmada, dünyada kamu yayıncılığının önemli bir alan olduğunu, bir kamu yayıncısı olan TRT'nin de güvenilir bilgi almak ve bilgiye anında ulaşmak için etkisini arttırarak sürdürdüğünü belirtti.

TRT'nin 3 EBA TV ile birlikte 17 televizyon kanalı, 16 radyo istasyonu olduğu bilgisini paylaşan Eren, sosyal medya ve diğer mecralarda da yayınlar yaptıklarını anlattı.

Medya çeşitliliği içinde vatandaşların sağlıklı bilgiye ulaşmasının önem kazandığına dikkati çeken Eren, şöyle konuştu:

"Afet riskleriyle ilgili üç ana katmanımız var, üç aşamada bunu değerlendiriyoruz: Birincisi TRT olarak kamuoyunu bilinçlendirebilmek, ikincisi afet anlarında yayıncılık, üçüncüsü de afet anlarında yayınımızın kesintisiz devam etmesini sağlayacak kendi eylem planımız. Acil bir durumda tüm televizyonların veya iletişim araçlarının kesildiği bir durumda ülkede sağlıklı bir şekilde iletişim kurmak ve düzeni sağlamak iyice zorlaşıyor."

Türkiye'de haber seyretmeyen bir kesim olduğuna dikkati çeken Eren, şunları kaydetti:

"Bu kesime de eğlence içerikleriyle ulaşmaya çalışıyoruz. Mesela 80'ler dizimizde acil durumlarda neler yapılması gerektiğine dair bilgi veriyoruz. TRT'nin verdiği bu içeriklerle amacımız Türkiye'deki kültürün değişimine, dönüşümüne katkı sağlamak. 1999 yılından beri birileri televizyonda deprem anında ne yapacağımıza dair bilgiler verdi ancak risklerin azaltılması noktasında, kentsel dönüşüm noktasında, diğer alanlarda genel bir kültür değişimine ihtiyaç var. Bu da kolay olmuyor, nesil geçmesi gerekiyor. Başka içerikler de üretiyoruz. Mesela AFAD'ın Bangladeş'te bir hastanesi var, TRT olarak orada belgesel çekiyoruz. Afet anlarında yayıncılık diğer önemli konu. Biz Elazığ depreminde ilk canlı yayın yapan medya kanalıydık. Aralıksız 2 yıldır en çok izlenen haber kanalı TRT Haber oldu. Özellikle afet anlarında herkes devlet kanalına ekranı çeviriyor. Çünkü oradan gelen bilgi daha sağlıklı. Devlet büyüklerimiz oradan mesajlar veriyor. Türkiye genelinde binlerce vericimiz var. Biz afet anlarında kesintisiz yayınlarımızın devam edebilmesi için birçok plan yapıyoruz."

"264 riskli alanda çalışma yapıyoruz"

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürü Vedad Gürgen ise 1894'te meydana gelen depremle günümüzdeki depremlerin raporları arasında çok büyük bir fark olmadığını, her raporda "niteliksiz binalar"ı da içeren benzer konulardan bahsedildiğini anlattı.

Türkiye'de binaların sadece depremler dolayısıyla yıkılmadığına işaret eden Gürgen, dere yataklarına yapılan binaların da yıkılma riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkati çekti.

Kentsel dönüşüm alanında yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi veren Gürgen, şöyle konuştu:

"Kentsel dönüşüm çerçevesinde 650 bin bağımsız bölümü yıktık. Bu alınmış iyi bir yol ama halen yetersiz. Bu konuyla ilgili şu anda 264 riskli alanda çalışma yapıyoruz. Aynı zamanda belediyelerin yürüttüğü projeler var. Hızlı bir şekilde dönüşümler devam ediyor ama bu dönüşümler devam ederken ne yazıkki bir yandan da Adıyaman'da Kahta'da kayma riskli olan yerlerde yeni binalar yapıyoruz. Bir taraftan rakamları düşürürken bir taraftan da rakamları kendi elimizle arttırıyoruz."

"Bu yılın ilk altı ayındaki afetler küresel ekonomiye 75 milyar dolar hasar verdi"

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran da afet risklerini ekonomik açıdan ele aldığı konuşmasında, "Doğal afetlerin önüne geçmek mümkün değil ama bunlara harcanan kaynaklar ülkelerin gelişmesini, büyümesini ve daha ileri gitmesini derinden etkiliyor. Dünyada bu yılın ilk 6 ayında 207 doğal afet oldu ve bu afetlerin küresel ekonomiye verdiği hasar 75 milyar dolar." ifadelerini kullandı.

Baran, bu yıl ekonomiye en fazla zarar veren afetin Hindistan'da yaşanan fırtına olduğunu, bu fırtınanın 133 kişinin ölümüne, ekonomide de 15 milyar dolarlık bir kayba neden olduğunu söyledi.

Türkiye'de afetleri önlemek için önemli tedbirlerin alındığını dile getiren Baran, bu konuda önemli kurumlardan birinin de Doğal Afet Sigortaları Kurumu'nun (DASK) olduğunu belirtti.

İklim değişikliği ve küresel ısınmanın doğal afetlerin sayısını ve ölçeğini sürekli arttırdığını belirten Baran, afetlerin ekonomiye verdiği zararlara ilişkin örnekler verdi.

Kaynak: AA

Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2020, 15:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner16

banner1

SEO Uzmanı
Sprey Nozul