DOĞUNUN PARİS’İ DOĞUNUN HOLLYWOOD’U OLMAYA ADAY!

Türkiye, 12 Eylül 1980 askeri darbesine sürüklenirken, bir zamanlar “Doğu’nun Paris’i” benzetmesi yapılan Kars da terör girdabından nasibini fazlasıyla aldı. Kaos ve işsizliğin beslediği toplumsal kırılma ‘iç göç’ sonucu doğurdu. 1980’lerin sonuna gelindiğinde adı

DOĞUNUN PARİS’İ DOĞUNUN HOLLYWOOD’U OLMAYA ADAY!

Kars'ı beyaz perdeye taşımaya hazırlanan yönetmenlerden biri de Gökalp Yamen. Başrollerini Şevki Çepa, Alper Tazebaş ve Gülay Hüseynova'nın paylaştığı "Celal'in Treni" filmi için Kars'ı plato olarak seçen Yamen ile ilk uzun metraj deneyimini konuştuk. SABAH'ın sorularını cevaplandıran genç yönetmen, şunları söyledi:



"KAR-KIŞ VE ŞİVE SAPLANTIMIZ YOK"

"Coğrafya kader midir? Böyle olduğunu düşünmüyorum. Coğrafya kader ise, 'keder' olmasını kim, nasıl engelleyecek? Aile köklerim nedeniyle Kars'a doğal bir gönül bağım var. Doğuya biçilen 'uzak' ve 'soğuk' rolüne, Celal'in Treni'ni yaz aylarında çekerek tavır koyduk. Zengin kız-fakir oğlan klişesi günümüzde 'ağalı' dizilere, filmlere evriliyor.

Kaynak: SABAH.COM.TR

Güncelleme Tarihi: 20 Eylül 2021, 09:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner16

banner1